5 Mayıs 2014 Pazartesi

Mayıs'a Başlarken...

Uzun aralar geçti yine. Halbuki ben günlük tutacaktım değil mi? Düşünün, o kadar yoğun kendi içine kapalı ve sıkıcı günler geçirdim ki, hiç bir şey yapasım gelmedi, enerjim yoktu ve daha da doğrusu insani faaliyetlerde bulunmadım.

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü yani 30 Nisan'da Doktora Yeterliliği'me girdim.. Sabah 8 itibari ile önce yazılı öğleden sonra jürinin karşısına çıktım. Nasıldı? Yazılı sınav gerçekten iyi geçti, hem sorular, hem sakinliğim hem de kocaman bir sınıfta yapayalnız olmam beni son derece olumlu etkiledi. saat 1 gibi yazılı sınavımı verdim, saat 15.30'da da jüri beni bekliyordu...

Tahmin edersiniz ki jüri önüne çıkmak hayli heyecan verici. Başlar başlamaz beni dışarıya çıkardılar, kağıtlarımı okudular. Sonra tekrar içeri ve jüri başladı. Güzin Hoca bana yazılıda sorduğu soruyu tekrar açıklattı, ilk olması sebebiyle heyecanlandım tekledim, tükledim..Soruyu tekrarlattım daha komiği :)) Neyse sonra Oya Hocaya geçti aşağı yukarı Güzin hocayla aynı soruyu sordu ve ben yine aynı şeyleri söyledim, aynı şeyleri söyledikçe daha da heyecanlandım ve diğer hocaya geçti sağolsun o da yaklaşık bir soru sordu. Gerçekten aylardır 100 şeye çalıştıysam sınavda bana 1 soru sordular, aynı şeyi dönüp dönüp sordular ve bende dönüp dönüp söyledim..

Dolayısıyla oldukça perişan oldum çıkınca da kendimi hiç iyi hissetmedim.. Gayet kötü bir sınavdı bence.. Ha bu arada, evet geçtim.. Sınav bitmeden beni geçirdiklerini söylediler. Ohhhh mu? Ehh kısmen...

Tabii 30 Nisan'ın ardından güzel olan ertesi günün 1 Mayıs tatil olmasıydı.Uyandım geç bir saatte ve güzel bir kahvaltı.. Hak etmiş miydim? Evet :)
Sonra bir boşluk.. Ee n'apacağım şimdi? Molly ile birlikte kendimi sokaklara attım, uzun uzun yürüdük Bağdat Caddesi'nde, bir kahve içtik o su içti tabii :)), sevdik sevildik derken dönerken çiçek aldım. Bahar çiçeklerimi, hayatımda ilk kez çiçek diktim. Mini gül aldım ve diktim sonra bir orkidem oldu.. Bahçeyi suladım, kapımın önünü temizledim.. Bildiğin insani faaliyetlerde bulundum, mutlu oldum ben çook :))


Orkidem.. Bakabilirim umarım..
                   Mini güllerim, sanırım çok dayanmıyorlarmış... Neyse bakacağız artık..


İşte çok sıkıldığında, sıkıştığında sonrasında yaptığın her şey seni o kadar mutlu ediyor ki.. Bir eşikten atlamak ve sonrasında özgür olmak asıl tadı veren şey..O gün içtiğim kahvenin tadı damağımda, öyle bir hal..

Mayıs güzel geldi işte :)

2 yorum:

  1. A yok o küçük güller çok dayanabiliyor..benim var bir tane yıllardır her bahar coşar, hatta çok büyüdü diye apartmanın önüne attım, orda da gayet güzel açıyor, yaşıyor..
    güzel kahvelere..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...