9 Ağustos 2016 Salı

Son havadisler...

Arda 4,5 aylık oldu. Artık iyice iletişim kuruyor bizimle. Daha da artacakmış öyle diyorlar. Taklit etmelere başladı, kendini keşfediyor. Ayaklarına, ellerine uzun uzun bakıyor. Sonrasında da hop ağıza atıyor. Aslında her şeyi ağzına götürüyor. Oyuncaklarını, battaniyelerini, yanında yakınında ne varsa.

Günler sabah işe gelme ve Arda'nın bakımıyla geçiyor. Ben işteyken anneanne devralıyor görevi. Hala anne sütü ile beslenmeye devam. Ben mecburi işe başladığım için, süt sağmalar sonucunda biberon alıyor sabahları. Sonra eve gidince akşama kadar yapış yapış bir haldeyiz. Emmeler, uykular hep birlikte. Akşam üstü mutlaka parktayız. Temiz hava, açık hava şart dediler! Eyvallah, zaten ev korkunç sıcak.

Fırsat buldukça okuyorum bir şeyler. Tabii şu ara bebek bakımı, bebek ve çocuk eğitimi ile ilgili. Arda için hangi oyuncağı alacağım, hangi oyunu oynayacağım, zeka ve duygu gelişimi için neler yapılması gerekiyor şöyle bir bakıyorum. Sonrasında ise tamamen kendi hislerim doğrultusunda davranıyorum. :)


Çok konuşuyoruz, çok anlatıyorum o da kendi diliyle mutlaka bana cevap veriyor. Tabii ki müzik! Vazgeçilmezimiz.. Var olan şarkılar, benim uydurduklarım, çocuk şarkıları hepsi dilimizde. Hatta geçen akşam salonda babasıyla onları bulduğumda, "Yandım Allah yandım yandırma beni derin uykulardan kaldırma beni...." sesleriyle ciddi ciddi dinlerken buldum onu. :) Her telden var çok şükür!

Yani özetle odağımız, varımız yoğumuz Arda.. Bütün telaşlarımız, yanlışlarımız, paniklerimiz, yeni öğrendiklerimizle devam ediyoruz. Her an yeni bir durumla karşılaşabiliyoruz.

Gündem sıkıcı, hayat sıkıcı, olanlar sıkıcı tabii.. Eğlencemiz kalmadı, kafa dağılmıyor bir türlü. Hep aynı kargaşa. eh o halde umut lazım diyerek yine sevdiklerimize sarılmaca..

Arda'nın büyümesiyle birlikte eski hayatımıza dönebilir miyiz acaba sorularımız yerini eyleme bıraktı. Pazar akşamı arkadaşlarımızla birlikteydik bizim evde. Hoş ben genellikle Arda ile bir arada farklı odalarda takılıyordum ama yine de iyi geldi hayata dokunmak. İki lakırdı, biraz müzik... "Normal things" ...

Hha bu arada bu yazıyı tamamlerken son dakika haberleri kamu personeli izinleri açıldı. Artık zorunlu işe gelmek zorunda değilim. Bingo! Şimdi yeniden plan yapıp düşünmek lazım önümüzdeki günleri.

Sevgilerden bir demet, öpücüklerden bir buket blog dünyası! Minik mercimeğin hayatından son haberler bunlar...


10 yorum:

  1. Doğum izninde de mi seni işe geri çağırdılar Jasminim? Doğum izni yıllık izin statüsünden farklı olduğundan seni geri çağırmamaları gerekmez miydi? Ben iznine devam edebildim oysa ki... Büyük haksızlık olmuş.��
    Sağlık olsun diyelim neyse...
    Arda'nın büyüme serüveni için takipteyiz. ��
    Sevgiler.��
    Bu arada 'Yeni Annelere Mucize Çözümler' kitabını öneririm Tracy Hogg'dan. Ben faydasını görüyorum ilk günden beri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım ben tam ilk yıllık iznimi kullanıyordum, doğum iznim bitmişti.
      Tracy yi bilmez miyim, hamilelikten beri elimde :))
      Her şey yolunda mı sizde?
      Keşke sizi de takip edebilsek :)

      Sil
  2. Kokusunu çek içine bol bol, onlar bizim umudumuz.

    YanıtlaSil
  3. 41 kere maşallah yakışıklıya, tabi güzel annesine de ♥
    Bebek kokulu ev kadar güzel birşey varmıdır bu dünyada...
    Sevgiyle ve bol sarılmalı kalın inşallah.

    YanıtlaSil
  4. Maşallah bol bol hava alması çok güzel tabi aman sıcaklara dikkat
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet, akşama kadar evdeyiz güneşin geçmesini beklemece :)

      Sil
  5. blog keşif etkinliğinden geliyorum seni takipteyim canım bana da beklerim :) sevgiler
    http://guzelvekulturluyum.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  6. Yasemin 😊 Baya zaman oldu ben buralardan göçeli ve geri döneli 😊 Ikimizde çoluk çocuga karışmışız kopmişuz çokça. Ben yine buralardayım ara ara haber edeyim dedim. Mis kokulu fındığı da öperim. Iyiki var onlar, aşkların en güzelleri 😊

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...